Müzik, Erol Bilecik'in hayatı boyunca en önemli ilham kaynaklarından biri oldu. Çocukluk yıllarında başlayan gitar tutkusu, onun için kendini ifade etmenin ve günlük hayatın temposundan uzaklaşmanın en keyifli yollarından biri haline geldi.
Üniversite yıllarında arkadaşlarıyla birlikte aktif olarak müzik yapan Bilecik, o dönemleri bugün de gülümseyerek hatırlıyor. İş hayatının yoğun temposu nedeniyle gitara eskisi kadar zaman ayıramasa da, fırsat buldukça dost meclislerinde birkaç parça çalmaya ve müziğin keyfini paylaşmaya devam ediyor.
Anadolu rock müziğinin samimiyeti ve güçlü hikâye anlatımı, Erol Bilecik'in müzik zevkinde her zaman özel bir yere sahip oldu. Ona göre müzik, yalnızca dinlenen değil; hissedilen, paylaşılan ve insanları birbirine yaklaştıran evrensel bir dil. Müziğin insana iyi geldiğine, düşünmeye alan açtığına ve yaşamın ritmini hissettirdiğine inanıyor.