Erol Bilecik


İşlem Durum Simge - Process Status Icon
Popup Close
Erol Bilecik
Erol Bilecik Biyografi

TÜSİAD

Konuşmalarım


TÜSİAD “Türkiye'nin Sanayide Dijital Dönüşüm Yetkinliği" Konferansı, 19.12.2017





Sayın Bakanım, Saygıdeğer Milletvekilleri, Değerli Büyükelçiler, Değerli Konuklar ve Değerli Basın Mensupları,

Sizi, şahsım ve TÜSİAD Yönetim Kurulu adına sevgi ve saygıyla selamlıyorum. Bu sabah, ülkemizin kalkınma süreçleri için çok değerli olan bu konferansta sizinle birlikte olmaktan büyük mutluluk duyuyorum. 

Değerli Konuklar,

Yılın son günlerine yaklaştık. 2017 yılında, dünya en çok Sanayi 4.0’ı konuştu. Ülkelerin en önemli büyüme stratejilerinden biri olan Sanayi 4.0, dünyanın ekonomik merkezlerinde gündemin üst sıralarına oturdu. Yeni yıla girerken de, teknolojinin üretim süreçlerinin her aşamasında kullanıldığı yeni bir sistemin kalp atışlarını duyuyoruz. Birinci, ikinci, üçüncü sanayi devriminde dünyanın gerisinde kaldık. Bunun sıkıntılarını yaşadık. İnanıyorum ki; bu defa “Geç kaldık.” demeyeceğiz. Bir an evvel adapte olmamız gereken 4. Sanayi Devrimi, “dört dörtlük” bir devrimdir!

Sevgili Dostlar,

Bu yıl içinde katıldığım etkinliklerin çoğunda, 4. Sanayi Devrimi’ne değinmem istendi. Bu talepler, ülkemizde dijitalleşme konusunda farkındalığın arttığını gösteriyor. Bu, ülkemiz adına son derece umut vericidir. TÜSİAD olarak, 4. Sanayi Devrimi konusunu, ülkemiz gündeminin öncelikleri arasında gördüğümüzü her vesileyle vurguluyoruz.  Türkiye’nin yeni hikayesinin bu süreçten geçtiğine olan inancımızı ifade ediyoruz.

İtiraf etmem gerekir ki; bugünkü toplantımızda ayrı bir heyecan yaşıyorum. Zira; bugün, bu çok önemli konuda yeni bir çalışmamızı daha sizinle paylaşacağız. Çok değerli konuşmacılarımızla ufuk açıcı birkaç saat geçireceğiz. Bu sürece katkılarından dolayı değerli konuşmacılarımıza, BCG ekibine, TÜSİAD Sanayi Politikaları Yuvarlak Masası ve Sanayide Dönüşüm Çalışma Grubu’nun her bir üyesine içten teşekkürlerimi sunuyorum

Sevgili Konuklar,

Biraz önce, sevgili Bahadır Balkır, size çok çeşitli çalışmalarımızın kısa bir özetini yaptı.  Bu faaliyetlerin her biriyle, ülkemizin sanayide dönüşüm süreçlerine artı değer katmayı hedefliyoruz. İçerik ortağımız BCG ile 2016 yılında gerçekleştirdiğimiz çalışmada, sanayinin dijital dönüşümünün, ekonomimiz için potansiyelini ve fırsatlarını ortaya koyduk. Bugün ise “Türkiye’nin Sanayide Dijital Dönüşüm Yetkinliği” raporumuzu sizinle paylaşacağız.

Değerli Dostlar,

Sanayide dijital dönüşümü gerçekleştirmenin yarısı, teknolojileri üretim hatlarına ve değer zincirinin bütününe entegre etmekle ilgili. Diğer yarısı ise; bunu mümkün kılacak stratejileri ve politikaları hayata geçirebilmekle. Bu sürecin başarısının sürdürülebilirliği ise ancak ve ancak teknolojiyi ülkemizde geliştirmekle mümkündür. Türkiye'nin bilgi ve teknoloji üretmeden gelişmesi de, kalkınması da mümkün değildir. Türkiye, küresel bir güç olmak istiyorsa; bir an evvel kendi teknolojisi ile üretim yapmaya başlamak zorundadır.

Bu sürecin sağlıklı kurgulanması elbette çok önemli. Bunun içinse, en başta ülkemizin sanayide dijital teknoloji yetkinliğinin belirlenmesi çok kritik. Aynı şekilde, hangi teknolojilerde rekabet gücümüzün yüksek olduğunun analiz edilmesi de çok önemli. Zira bu analizler, ülkemizde teknolojilerin yalnız uygulanmasına değil, geliştirilmesine de ışık tutacak. Bu süreç, teknolojide dışa bağımlılığımızı önemli ölçüde azaltacak. Küresel rekabete, teknolojimizin yarattığı güçlü katma değerle katılmamızı sağlayacak. Bugün sunacağımız raporumuzun ve tüm konuşmacıların bu yöndeki çabalara kıymetli katkılar sağlayacağına inanıyorum.

Değerli Misafirler,

Zaman artık daha hızlı akıyor. Gündem daha hızlı değişiyor. Birkaç sene önce hayal bile edemediğimiz teknolojiler, bugün hayatımızın vazgeçilmezleri arasında yer alıyor. Geçen sene robotları konuşurken bu yıl robotların hukukunu, makine avukatlığını tartışıyoruz.

Yakın bir zamana kadar, bizimle aynı ekonomi rakamlarına sahip olan ülkeler, bugün, sanayide dijital dönüşümün başarı hikayelerini yazıyorlar.

Bilirsiniz; dünün güneşiyle, bugünün çamaşırı kurumaz. Bu dönüşüm için tedbirlerimizi de dünün gerçeklerine göre alamayız. Geleceği iyi planlamak için, yarının fırsat ve tehditlerine uygun olacak şekilde, bugünün kararlarını almamız gerekiyor. Bu yüzden raporumuzun zamanlamasının çok yerinde olduğunu düşünüyorum. Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’mızca koordinasyonu yürütülen Sanayinin Dijital Dönüşümü Platformu bünyesinde önümüzdeki dönemi konuşacağız. Kalkınma Bakanlığı’mız koordinatörlüğündeki 11. Kalkınma Planı hazırlıkları da şu sıralar devam ediyor. Dijitalleşme konusunun, bizi 2023’e taşıyacak Kalkınma Planı’nın temel ekseni olmasını kritik önemde görüyorum. Ve bu değerli çalışmamızın ürettiği bilginin, bu süreçlere değer yaratmasını ümit ediyorum.

Sevgili Konuklar,

Şunu iyi biliyoruz: Sanayinin dijital dönüşümü, tek bir şirketin veya bir sektörün, tek bir teknoloji ile başarabileceği bir süreç değildir. 4. Sanayi Devrimi, değer zincirinin tüm halkalarının rol aldığı, kararlılık isteyen bir ekip işidir. Unutmamamız gerekir ki; eller çok olunca, yük hafifleşir. Eğer, etkili işbirliklerini destekleyen mekanizmaları hayata geçirirsek;

Ana sanayinin tedarik sanayisinin gelişimini ivmelediği;

Sektörel derneklerin iş dünyasını ateşlediği;

Kamu, özel sektör ve akademinin el ele koştuğu sürdürülebilir bir ekosistemi hep birlikte yaratabiliriz.

Sevgili Konuklar,

Sevdiğim bir sözü sizinle paylaşmak isterim.  “Başkasını ve kendini bilirsen, yüz kere savaşsan tehlikeye düşmezsin; başkasını bilmeyip kendini bilirsen bir kazanır bir kaybedersin; ne kendini ne de başkasını bilmezsen, her savaşta tehlikedesin.” Türk sanayisinin bu sözden çıkarması gereken çok fazla ders olduğunu düşünüyorum.

“Sanayide Dijital Dönüşüm” yarışında başarılı olabilmemiz için ilk olarak kendimizi, şirketlerimizi tanımamız gerekiyor. Peki, sadece kendimizi bilmek yeterli mi? Elbette, hayır. Dijital dönüşüm yolculuğunda “riske düşmemek” için önce kendi yetkinliklerimizi geliştirmeliyiz. Bize düşen belki de en büyük görevlerden biri “rekabet öncesi işbirliği” konusunda kararlılıkla adım atmak. Ancak bu şekilde Türk sanayisi olarak bulunduğumuz konumdan daha da güçlenerek çıkabiliriz.

Değerli Dostlarım,

4. Sanayi Devrimi sürecinde büyük önem arz ettiğine inandığım bir diğer husus ise “insan”. Dijital Dönüşüm ile birlikte, gerek iş gücünde gerekse özel hayatlarımızda büyük değişiklikler meydana geliyor. Ve bu değişiklikler etkisini katlayarak devam edecek. Bu değişimleri tehdit değil, fırsat olarak görmek ise yine bizim elimizde. İnsan, dijital dünyanın en asli unsurudur. Dijital Dönüşüm’ü bir fırsata çevirebilmek için eğitim ve istihdam alanında uzun dönemli stratejilere ihtiyacımız var. Bunları hayata geçirmek ise yine kamu ve özel sektör işbirliğiyle mümkün.

Değerli Konuklar,

“Sanayide Dijital Dönüşüm” yarışında Türkiye’nin önünde koşan birçok ülke var. Bu ülkeleri dikkatle izlemek, onların hatalarından ders çıkarmak, elbette çok önemli. Bununla beraber, Türkiye, kendine en uygun dönüşüm modelini yine kendi inşa etmeli. Bu raporumuzun da bu inşa sürecine büyük katkısı olacağı inancındayım.

Türkiye’nin Sanayide Dijital Dönüşüm Yetkinliği raporunu muazzam bir Türkiye projesinin temeli gibi görüyorum. Bu temelin harcını her birlikte oluşturduk. Bundan sonraki süreçte de ekosistemdeki tüm paydaşların desteğiyle yapacağımız her çalışma, bu projeyi daha da güçlendirecek.

Saygıdeğer Konuklar,

4. Sanayi Devrimi, gümbür gümbür gelen bir devrimdir. Doların 4.0 olduğu günleri geride bırakmanın yolu, Sanayi 4.0'ı yakalamaktan geçiyor J

Dünya Ekonomi Forumu Kurucusu Klaus Schwab’ın dediği gibi, “Yeni dünyada büyük balık küçük balığı değil; hızlı balık yavaş balığı yutacak.” Zaman, daha hızlı ve topyekun hareket etme zamanı. Ama unutmayın; iyi işler için yeterli zaman hep vardır; yeter ki onu doğru kullanalım.

Bu anlayışla ve raporumuzun geleceğe dönük çalışmalarda büyük katkılar sağlaması temennisiyle sizleri saygı ve sevgiyle selamlıyor, verimli bir konferans olmasını diliyorum.






Longplay Dijital Ajans Hizmetleri